Ali Raif Dinçkök

Bugün kaybettik…

2 saat önce televizyondan duydum Ali beyin vefatını. İlk patronumdu benim. 1985 yılında Akal Tekstilde çalışmaya başlamıştım.Askerliğini yeni bitirmiş, gencecik bir makine mühendisi olarak işebaşlamıştım. O yıllarda bilgisayar kullanımı çok azdı. Ben önce Sinclair bir bilgisayarla bir simülasyon programı yazmıştım, o programla sağlanan tasarruf ile Merih bey bana bir IBM PC-XT almıştı. Sabit disk kapasitesi sadece 10 MByte. Ömür boyu dolduramam bu diski diye düşünmüştüm. Ama PC-XT yetmiyordu. IBM Sistem-38almak gerekiyor diye düşünüp Merih beyi ikna ettim. Fizibiliteyi hazırladım. Ali beyden randevu alındı. 23 Nisan 1986 tarihinde Yalova’dan çıkıp İstanbul genel merkeze gittim. Merih beyle birlikte Ali beyin odasına girdik. Elimde 3 kopya (daktiloyla yazılmış) bir fizibilite. Ayağa kalktı, bizi yerlerimize davet ettikten sonra, “Buyurun, sizi dinliyorum” dedi.

O kadar zor bir patron ki, rakamsız hiçbir şey yapmıyor. Bir fizibilitede net kârı görmezse, asla onaylamıyor. Takdir edersiniz ki 250.000 dolarlık bir bilgisayar yatırımının net kârını göstermek çok zordu. Olası kârların hemen hemen hepsi somut olarak ispatlanamaz rakamlar. “Depolar ve üretim üzerinde kontrolümüz artacak. diyorum. “Siz şu anda depolar ve üretimi kontrol etmiyor musunuz evladım?” dese diyecek hiçbir şeyim yok. Ama ben projeye tüm benliğimle inanıyorum.

Bu inancın verdiği şehvetle 15 dakika kadar anlattım projeyi. Sonra Ali beyin yüzüne baktım. Koltuğunda iyice geriye yaslanmış, yüzünde tatlı bir gülümsemeyle beni dinliyordu. O ifadeyi görünce projenin kabul şansının çok fazla olmadığını düşünüp, konuyu toparladım ve noktayı koydum

“Siz ne düşünüyorsunuz Merih bey?” diye sordu. Merih bey, “Projenin sağlayacağı kârların ölçülmesi çok zor ama ben bu projenin şirkete fayda sağlayacağına inanıyorum.” dedi.

Ali bey yüzüme birkaç saniye dikkatle baktı ve “Bu 250.000 dolarlık oyuncağı alacağız bu çocuğa” dedi.

Nasıl sevindiğimi anlatamam. O Sistem 38 ile çok güzel işler yaptık orada.

Sadece kazanç ile karar veren bir patron değildi. Karşısındaki insanın aklına ve kalbine bakmasını bilirdi.

Ruhu şâd olsun.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.