İsmet Baba

İsmet Baba Kuzguncuk iskelesinin tek ve en tatlı meyhanesidir.

Çoğunuz bilmez, bildiğin en güzel meyhanedir. Eşimden boşandığımda hafta sonları oğlumu annesinden aldığım zaman yarı yol olmuştu benim için. Baba oğul aile sayılmadığımız için bekarlar tarafına otururduk. Bizim gittiğimiz saatte deniz kıyısında olan masaların hepsi dolu olduğundan. Babaların masasına yakın bir masada otururduk. Sonuçta ikimizde bekardık. O bekarlar gitmeden önce hep oğlumun başını okşamış, pek çoğu karşılıklı kadeh kaldıran (kola vs rakı) baba oğlu öpmüştür.

O sebeple İsmet Babanın garsonları tanırlardı beni. Sevgilimle de iş arkadaşlarımla da çok giderdim İsmet babaya. Popüler olmaya başladığı zamanlarda doğal olarak gitme zamanımı gündüze çevirdim. Akşam gitmektense ikindi vakti gitmeye başladım. Öğlen gitmişliğim daha çok olmaya başladı. O saatlerde gittikçe daha çok hatırlanmaya başladık. Sevgilimle gittiğimizde onun da garsonlar tarafından tanındığımızı fark ettim. Süper ağırlanıyoruz yani.

Sevgilimin internet sayfalarından tanıştığı, Oya hanımla İsmet Baba’da buluşacağımız söylediğinde çok sevindim. O zamanlar Edremit’te yaşadığımız için hasrettim zaten. Gittik.

Bir keyifli gündüz rakısıydı ki. Bildiğim İsmet Baba, Oya’nın sohbeti. Garsonlar özlemişler gibi geldi. Oya hanım deyince hemen masaya götürdüler. Acayip keyifli bir gün oldu ve sonu geliyor her keyifli günün. Masanın altında yüzük parmağımla baş parmağımı kullanarak bi “şık” sesi yaptım. Duydu canım garson, geldi sağ kulağını ağzıma yakın getirdi. “Hesabı getirirsen, kalkalım biz artık.” dedim. Dimdik durdu. Kulağıma eğildi. “Abi Oya abla s*ker beni” dedi.

Hiç bu kadar ezildiğimi hatırlamıyorum.

Oya hanımın önünde hürmetle eğiliyorum.

Ömrü, mutlulukları, keyifleri istediği her şeyleri gani gani olsun!
Bizi varlığıyla mutlu etti ya….

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.