Mucize kolay, Şube açmak o kadar kolay değil

“Şube açalım.” deyince kolay bir iş diye düşünmeyin. Şube açmak çok zor bir iştir. Önce şube yerini bulmanız lazım. Şube yeri için sizden istenenler çok basittir. Şehrin en işlek yerinde yeterli büyüklükte olacak, bir de kirası çok ucuz olacak. Gayet basit yani. Şubeyi tutmak için size şirketin bir vekaletname vermesi lazım. O vekaletnameyi PTT den 2 telefon almak için de kullanırsınız. Belediyeden bir ruhsat almak lazım. Şimdi şube mobilyaları merkezden alınıp gönderiliyor ama o zaman bulunduğunuz yerdeki ikinci el büro mobilyası satan yerleri bulmanız lazım. Şiddetli pazarlıklar sonucu gerekli olan sandalye, masa, askı falan hepsini alırsınız.

Bunlar halledildikten sonra sanmayın ki şubede oturup müşteri bekleyeceksiniz. Bir ya da İki tane kiralık kamyonet bulacaksınız. Onlarla pazarlık edeceksiniz. Kiralık kamyonet fiyatlarını merkeze hem Kahraman’a hem de Sedat’a onaylatacaksınız. Bu araçları şirketin kurumsal kimliğine uygun olarak giydireceksiniz. Giydirme fiyatını Sedat onaylayacak, kamyonet giydirilmesini de de Aşkın onaylayacak. “Olmamış bunlar, turuncu tam bizim turuncumuz değil!” denirse, “Pantone” denilen renk kataloğuna mı, yoksa bu renk kataloğunu hiç duymamış olan, kamyoneti giydiren esnafa mı küfredeceğinizi bilemeyeceksiniz.

O sırada kocaman bir kamyon gelecek. Kamyoncu sinirli sinirli, “hadi kardeşim indirsene yükü, daha Adana’ya kadar kaç kilometre yolum var?” diyecek. Siz kuryeleri ayarlamadığınız fark edeceksiniz. Ya koca yükü kendiniz indirecek, ya da amca oğlunu falan bulup, onları kurye olarak işe alacaksınız.

Ana hikâyede Kahraman’ın 13 günde tüm Türkiye dağıtım organizasyonunu yaptığını bir mucize olarak anlatmıştım ya, bu mucizenin nasıl gerçekleştiğini tam olarak bilmiyorum ama minik bir kısmını biliyorum.

Tüm Türkiye organizasyonunu yapmak üzere kiralık Şahine binen Kahraman, Mecidiyeköy’den geçerken, otobüs durağında Hacı’yı görür. “Gel gideceğin yere götüreyim” diye Hacı’yı alır arabaya. Kahraman Express Kargo Mecidiyeköy Şube müdürüyken, Hacı da aynı şubede kuryedir. Aylar sonra birbirlerini gördükleri için sarılıp kucaklaşırlar.

Hacı arabadan gideceği yerde inemeyeceğini o anda bilmiyordur ne yazık ki.

O gece sabaha karşı, yan koltukta uyuyan Hacı’yı uyandırır. “Geldik Hacı kalk, uyan.” Hacı sabaha karşı saat üçte, uyanmaya çalışır. Kahraman, Hacı’yı arabadan indirir.

“Ben buradan Adana’ya devam ediyorum, Sonra Diyarbakır şubeyi açacağım. 2 güne dönerim. O zamana kadar Şube yerini bul, 2 kurye, 1 sekreter işe al. 2 de kamyonet ayarla. Telefonları ben geldiğimde hallederiz. Hadi kendine dikkat et” diyen Kahraman basar gaza Adana’ya doğru.

Hacı, hala uyku sersemi, çevresine bakıp nerede olduğunu anlamaya çalışır.

Sabah karşı saat üç. Hacı on dakika sonra anlar nerede olduğunu. Anadolu’muzun bağrında Aksaray şehrindedir.

İki değil ama üç gün sonra Kahraman geldiğinde her şey hazırdır. Telefon işini de birlikte hallederler. Cargotech diye bilinen şirketin “Aksaray Dağıtım Merkezi” operasyona hazırdır!

Diyeceğim o ki, mucize yaratmak becerikli insanlarla gerçekleşir.

Bir insan mucize yaratamaz. Takımlar yaratır mucizeleri.

3 Replies to “Mucize kolay, Şube açmak o kadar kolay değil”

  1. Ha ha ha ha ha ben her birini hatırlıyorum o 13 günün

    Diyarbakır şube ve Rahmi Bey’i anmadan geçmeyin ama olur mu?

    1. Rahmi beni gebertmiş, ilginç bir kişilkti Nalan. ODTÜ de doktora yapan, ama buna hiç aldırmayan her kargoyu teslim ettiğinde mutlu olan, bir aşiret reisinin tek oğlu. Diyarbakır’a gidişimi anlatacağım muhakkak.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.