Konyak denilen İçkinin Keşfedilişi ya da Alternatif formüller

İçki yapmak için akıllı olmak lazım bence, bilimden ayrılmamak lazım. Ama nihayetinde içki yapıyoruz, nükleer teknoloji değil bu. Temeli hiç kaybetmemek lazım. Şeker dediğimiz şey ya fruktoz ya glikoz. Kimyasal formülü yakın. Maya dediğimiz bakteriler, bu şekeri yiyorlar ve etil alkol ve karbon dioksit üretiyorlar. Ama lezzet diye adlandırdığımız bir kavram var ki bu kavramı ölçebilen bir alet yok. Lezzet demek te pek doğru değil aslında. Doğru kelime “Nefaset”.

Keşke bir nefasetmetre olsaydı da tüm tartışmalar bitseydi.

3,2 kg şeker demiştim. Değiştirelim azıcık tarifi. 2 Kg şeker ve 2,5 kg yaş üzüm suyu… (2 kg olan yaş üzüm… suyu değil. 2.5 kg yaş üzümden yaklaşık1,5-1,7 kg su alabilirsiniz) aynı ayara gelir. 1,070 ölçülür hidrometrede. Bir dönem hırs yapmıştım, en nefis rakıyı yapacağım diye. 2,5 kg yaş üzüm yerine 2,5 kg Amasya elmasının suyunun tadı nasıl olur diye heyecan yaptım.

Neyle yaparsanız yapın, ikinci damıtmanın sonunda, ilk akşam içerseniz yaptığınız rakıyı, hepsinin tadı aynı emin olun.

İçkide, yıllandırma (bazıları yaşlandırma diyor) gavurlar “aging” diyorlar, çok önemliymiş.

Bir iyi, bir de kötü tecrübem var yıllandırma ile ilgili.

İyi tecrübe yaş üzüm ile ilgili. Yaş üzümden yaptığım rakılardan bir şişeyi o zamanlarda Ankara’da yaşayan kayınvalideme götürmüştüm, bir yıl sonra buldum şişeyi, içtiğimde inanamadım aldığım tada! Buram buram yaş üzüm kokuyordu. Yaşadığım kötü tecrübe Deveci armudundan yaptığım rakıydı. Bir yıl sonra içtiğimde rakı değildi. Güzel bir “Anasonlu kokteyl içeceği” diye tanımlanabilirdi.

Mayalanmada koyduğunuz meyve suyunun nefaseti, zaman geçmeden çıkmıyordu ortaya…

Şimdi yeniden tarihe bakalım…

Fransız denizciler bildiğiniz gibi şarap içiyorlar. Ama teknoloji şimdiki gibi değil. Gemilerine fıçı fıçı şarap yüklüyorlar. Yolda şarapların yarısından fazlası hava aldığı için sirkeleşiyorlar. Akıllı bir Fransız Şarabın derecesi en fazla 12 derece oluyor. Bunları damıtalım diye düşünüyor ve “brandy” dinilen 45 derece içkiyi icat ediyor. 4 kadeh şarap içeceklerine 1 kadeh brandy içip aynı sarhoşluğa ulaşabiliyor denizciler. Bu iş pek tutuyor Fransız denizciler arasında… Yıllardan bir yıl bir geminin denizcileri yüklüyorlar brandylerini gemilerine, hesaplarına göre 2 ay sonra yüklerini limana getirip yeni sefer çıkacaklar, bir sonraki seferin ihtiyacı olan içkilerin parasını da imalatçıya bırakıp yola çıkıyorlar. İmalatçının işi yoğun almadığından, belki de parasını aldığı için, belki de “ülen bu akşam çok içip bu siparişi unuturum” diye düşündüğünden, içkileri hemen yapıp meşe fıçılar içinde limana getirip bırakıyor.

Ama denizcilerin işi planladıkları gibi gitmiyor. Korsanların saldırıları sonucu gemileri batıyor. Senelerce korsanların alinde esir kalıyorlar. Gemin sahibi uzun uğraşlar sonucu kendini kurtarıyor ve yola çıktığı limana 12 yıl sonra dönebiliyor. Kendisini bekleyen brandy fıçılarına hüzünlü hüzünlü bakıyor. Konyak diye bilinen içkinin icadına sebep olduğunu bilmeden vefat ediyor…