İyi fikir o kadar iyi mi?

getir.com vs kapgel.com için bir kıyaslama yazısı…

Bazı yazıları yazmak çok zor oluyor. Birisi alınır diye dertleniyorum bazen, diğeri kızar da bana saydırır diye istemiyorum çoğu kez. “Doğruları söylemek lazım!” diyen büyüğümü dinlemek zorundayım.

Bu yazı(lar) üç yıldır aklımda. Yazmadım, yazamadım. Yaşlandıkça insan, zarar vermekten korkuyor. Kimseleri kararından döndürmek değil benim için zarar. Biliyorum ki, insanlar yanlış yaparak öğrenir. Korkum birisinin tekerleğine çomak sokan birisi olarak görülmek… Yanlıştan döndürmek asıl benim amacım. 3 yıl önce yazsaydım bu yazıyı… Neyse, boş konuşmak benim işim olmadı hiçbir zaman…

İki fikir var önümüze gelen. İkisini kıyaslayıp, hangisinin daha çok kazançlı olacağını analiz edelim.  İki fikir de bir ihtiyacı karşılayıp para kazanmak istiyor.

İhtiyaca bakalım…

“Bir paket cips, bir şişe de kola olsa… Markete gidip alabilirim, ama bir uygulama olsa, ben uygulamadan sipariş versem, bana getirseler, onlara da bu hizmetin bedelini ödesem.”

Böyle düşünen kimse var mı? Vardır illa ki.

Bu ihtiyacı gidermek için iki girişim başlatıldı 3-5 yıl önce.

Hadi isim verelim… Birisi http://www.getir.com, diğeri http:// www.kapgel.com. İkisinin de verdiği hizmet aynı. Bir ihtiyacınız var. Bu bir damacana su olabilir. Bir gofret olabilir. Veya başka bir şey. Siz bir uygulamayı indiriyorsunuz. Üye olduğunuzda bir ödeme platformu tanımlıyorsunuz. Bu platform genellikle “kredi kartı” oluyor ama sanal kart da olabilir, nakit ödeme kartı da olabilir, ki zaten bu arkadaşlar dolandırıcı değiller. Uygulamadan sipariş verdiğinizde, sipariş verdiğiniz ürünlerin bedeli kartınızdan tahsil ediliyor ve ilave olarak bir hizmet bedeli de sizden alınıyor. Bu hizmet bedeli de 4-5 TL gibi çok cüzi bir miktar. Ödenir mi bu hizmet bedeli? Tabi ki ödenir. Ödemeyecek olanlar uygulamayı indirmesin zaten!

İki fikir, iki ayrı uygulama başlatıyor adlarına uygun olarak.

Getir.com bir ürün yelpazesi oluşturuyor. Bu ürün yelpazesi, içme suyundan, deterjanlara, dondurmadan cipslere, kolalara kadar, kendi satın alıp, sattığı ürünlerden oluşuyor. Akıllı görünen bu stratejinin püf noktası, satacağı her üründe kazanılan hizmet bedeline ek olarak sattığı her üründen belirli bir yüzde kazanması. Yani, bir teslimat yaptığında kazanacağı 5 liraya ek olarak, (100 liralık ürün teslim ettiyse) %10 dan 10 lira daha kazanması. Tabi ki, her tatlı kazancın, acı bir bedeli vardır. Bu 10 lirayı kazanmak için stok tutmanız gerekir. Stok tutmak, finansman gideri yaratır. Doğal hırsızlar yaratır.

Buna karşılık, kapgel.com, daha farklı bir yaklaşımı benimsedi. Her şeyi satıyorlardı. Stok tutmuyorlardı. Pratik olarak, onların listesinde olan her şeyi sipariş verebiliyordunuz. Listelerine bir gün X marka parfüm alıyorlardı. Siz sipariş verdiğinizde kuryeleri o parfümü istediğiniz dükkândan alıp size getiriyordu. Bu hizmetin karşılığında siz sadece hizmet bedelini (ki o da 4-5 lira) ödüyordunuz.

Açıkçası, fikirler iyiydi. Ama sonuçları nasıl olacaktı öngöremiyordum. O zamanlar bunun rakamsal analizini yapmıştım. İki fikir de batar sonucuna varmıştım. Ancak Getir.com bir ödül kazandı (Yılın girişimi falan gibi) kapgel.com un fikir babası kendini öldürdü. Benim de tadım kaçtı açıkçası… Yazmadım, yazamadım.

 Yarın iki fikrin yapılabilirlik analizini yazacağım.